Evlilik Üzerine Meseleler

Evlilik Üzerine Meseleler

Ülkemizdeki evlilik konusu hakkında birkaç kelam edeceğim naçizane. 😊

Ülkemizdeki evliliklerin bu kadar hızlı ve boşanmaların da sayıca fazla olmasının nedeni kesinlikle bireylerin kendilerinin ve ailelerinin kendilerini belirli seviyeye taşımamış olmalarıdır. Neden diye soracak olursanız iki birey, evlenip yuva kurma raddesine geldiyse artık ayrı bir dünya olduklarının farkında olup ona göre hareket etmelidir. Gerçekten bizdeki evlilikler genel itibarıyla sorumsuz ve bilinçsiz insanların hayatlarını bir araya getirmelerinden başka bir şey değil. Bu da bireylerin netice itibariyle evliliği bir zorunluluk olarak görmelerinden kaynaklanır. Buna ister aile baskısı ister kişisel zorunluluk diyebilirsiniz. Neticede yeni yapılan evliliklerin sağlam temellere dayandırılamamasın nedeni, çiftlerin kendileri hariç herkesi o evin içine sokmasıdır. En basitinden eve alınacak eşyalar bile ailelerle birlikte alınıyor. Yahu, ev sizin eşya sizin! Artık evleniyorsunuz ya sorumluluk almayı öğrenmelisiniz. Ailelere sözüm şu ki bırakın da bunun kararını evlenecek çift versin. Buna bile izin verilmiyor. Peki neden? Daha iyi, daha güzel olsun; kızım bilemez, oğlum bilemez düşünceleridir. Niye bilemesinler ki? Baskıyla evlendirmeyi biliyorsunuz ya (!). Bırakın da evlenen çift kendi kararlarını kendileri versin. Bir de şöyle bir sorun var: Yeni çift, eğer herhangi bir konuda birilerine danışmadan hareket ettiklerinde “Bunların da burnu çok havada!” lafları çıkıyor ortaya.

 Aslında ailesel faktörler ve bireysel faktörlerin iç içe geçmesiyle evli arkadaşlarımız, dostlarımız bir evin içinde iki kişi değil de dört kişi gibi hareket ediyorlar. Hatta daha da vahimi akrabalarımız da buna dahil oluyorlar. Akrabalarımızın alınan mobilyalardan tutun da alınan kahve makinesine bile söyleyecek bir eleştirileri oluyor. Yahu, iki kişi zaten şu Türkiye şartlarında zor bela evleniyor (!). Bir rahat bırakın be kardeşim şu güzel insanları! Bırakın da neleri başarıp başaramadıklarına kendileri karar versinler. Şuna bile şahit oldum: Aileler, evlenecek çiftlerin hangi semtte bile oturacaklarına karışıyorlar. Yok efendim, şu semtte oturmayın da bize yakın olan semtte oturun. Bakar mısınız şu emrivakilere? 😊 İnsanın gerçekten gülesi geliyor. Daha bitmedi. Bayram ziyaretleri de çiftlerimiz içerisinde bir problem teşkil ediyor. Bu bayramda şuraya gideceğiz, buraya gideceğiz tarzı emrivakiler. Yani kısacası ailesel faktörler ve halihazırda çiftler arasında mevcut olan çatışma, evliliğin bir ila ikinci yılına kadar maksimum seviyede kendini hissettiriyor. Bazı çiftler, bunlar ve benzeri durumlar karşısında birbirlerine teşekkür ederek evlilik müessesini sonlandırıyorlar . Ama bazı çiftler de var ki evliliğin kendine zindan olduğunu bile bile o zindanın içinde kendilerini hapsederek hep kendinden vermeye devam ediyorlar. Velhasılıkelam, evlilik müessesine birlikte adım atacak çiftler, belli olgunluk seviyesine ulaşmadan bu işe kalkışmamalı. Aynı zamanda aileler de evlatlarına güvenip duruma çok müdahil olmamalı. Sonuç olarak yine bir noktaya geliyoruz: Olgunluk. Neyse efendim, lafı çok uzatmayalım. Dilerim ki herkes kıyısında dinlenebileceği hayat arkadaşını bulur da hayattaki tek dertleri bunlar olur. Sevgiler… 🙂

Yorumlar

Henüz yorum yok. Neden ilk yorumu siz yapmıyorsunuz?

Bir yanıt yazın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.