“Dilsiz ve sessiz bir sevgiydi onunkisi.”
Jack London(1876 -1916) San Fransisco doğum yeridir . Çocukluğu yoksulluk içinde geçmiş bir yazardır , kendi çabalarıyla daha çok küçükken okuma yazma öğrenmiş ve 8 yaşındayken çalışmaya başlamıştır . Geçirdiği sıkıntılı dönemler yüzünden sadece ortaokulu bitirmiş ve 14 yaşında okulunu bırakıp hayata atılmıştır . Asıl mesleği gazetecilik ve yazarlık olmasına rağmen birçok işte çalışmıştır .19 yaşında liseye başlamış bir yıl okumuş ve üniversite sınavlarını kazanmıştır ama maddi zorluklar yüzünden okuyamamış ve hiç diploma alamamıştır . Edebi kişiliğine değinmek gerekirse o zamanlarda çoğunlukla Karl Marx , Charles Darwin , Herbert Spencer ve Friedrich Nietzsche ‘yi okumuş ve onların eserlerinden hareketle kendi düşüncesini oluşturmuştur ve yazarlık için adım atmıştır. Jack London 1897 yılında Alaska yakınlarında altın aramaya gidenlere katılmış ve Vahşetin Çağrısı olmak üzere birçok kitabını buradaki tecrübelerine dayanarak yazmıştır .Eserlerinde yaşam kavgasını dile getirir ve romantik bir bakış açısı ile anlatır . 40 yaşındayken intihar ederek ölür. Geriye edebiyat için önemli birçok eser bırakır ve bunlardan birisi de
“Beyaz Diş “adlı eseridir.
Bu eserinde de yine bir yaşam kavgasi söz konusudur . Vahşi yaşam ve insan davranışın hayvan üzerindeki etkisi ön plana çıkmaktadır . Vahşi doğa yasaları göz önüne alınarak , hayatta kalma mücadelesiyle kendini sürekli farklı bir durumda bulan farlı koşullara ayak uydurmaya çalışan ve insan tanrıları anlamaya çalışan Beyaz Diş’in hikayesidir bu . Başlarda içinde vahşet uyandırıan , sevgi nedir bilmeyen ve hep dayakla merhametsiz bir şekilde eğitilen Beyaz Diş’in hayatı Weedon Scot ile tanışınca çok farklı bir boyuta ulaşır , çünkü yeni tanrısı ona sevgiyi öğretir ve Beyaz Dis hayati boyunca ona sadık olarak kalır ve sevgisini her fırsatta ona gösterir.
Beyaz Diş’in davranışında doğanın etkisi ve insanlar arasındaki karşıtlık dikkat çeker .
Ben bu eseri lisedeyken bir hocamdan duyardım , sürekli mutlaka okuyun derdi ve ben şu an keşke bu kadar geç kalmasaydim okumakta diyorum . Tek kelime ile muhteşem bir kitap . Yazarın dili , insanların bir hayvan gözüyle anlatılması , akıcılığı … Her şeyi ile harika bir roman . Benim gözümde Jack London kitapta Beyaz Diş’e sevgiyi öğreten olarak göründü yani Weedon Scot olarak . Ben okumaya geç kaldım ama sizin bir an önce okumanız dileğiyle

