Küçük Alışkanlıkların Büyük Etkisi

Küçük Alışkanlıkların Büyük Etkisi

Hayatımızda büyük değişiklikler yapmak istediğimizde genellikle büyük kararlar almamız gerektiğini düşünüyoruz. Yeni bir başlangıç yapmak, daha düzenli yaşamak veya kendimizi geliştirmek için bir anda her şeyi değiştirmeye çalışıyoruz. Oysa zaman geçtikçe şunu daha iyi anlıyorum: Hayatımızı çoğu zaman büyük kararlar değil, her gün tekrar ettiğimiz küçük alışkanlıklar şekillendiriyor.

Sabah uyandığımızda yaptığımız ilk şeyden gece uyumadan önceki son hareketimize kadar birçok alışkanlığımız var. Bunların bazılarını bilinçli olarak seçiyoruz. Bazı alışkanlıkları ise farkına bile varmadan günlük hayatımıza katıyoruz.

Büyük Değişimler Küçük Adımlarla Başlıyor

Bir hedef belirlediğimizde sonucu hemen görmek istiyoruz. Spora başladığımızda birkaç hafta içinde değişim bekliyoruz. Kitap okumaya karar verdiğimizde kendimize büyük hedefler koyuyoruz. Yeni bir şey öğrenirken de kısa sürede ilerlemek istiyoruz.

Ancak sonuç hemen gelmeyince motivasyonumuz azalabiliyor.

Bence asıl sorun burada başlıyor. Çünkü küçük alışkanlıkların etkisini görmek zaman istiyor.

Her gün sadece on sayfa kitap okumak ilk bakışta çok küçük bir hedef gibi görünebilir. Ancak bunu düzenli yaptığımızda aylar içinde birçok kitap bitirebiliriz. Kısa bir yürüyüş de tek başına büyük bir değişiklik yaratmayabilir. Fakat bunu düzenli yaptığımızda zamanla günlük hayatımızın doğal bir parçası hâline gelir.

Önemli olan bir günde ne kadar yaptığımız değil, bunu ne kadar sürdürebildiğimiz.

Mükemmel Olmaya Çalışmak Bizi Yoruyor

Yeni bir alışkanlık edinirken yaptığım en büyük hatalardan biri, her şeyi kusursuz yapmaya çalışmak oldu.

Bir işe başlayacaksam en doğru zamanı bekliyordum. Hazırladığım planın eksiksiz olmasını istiyordum. Plana bir gün uymadığımda ise sanki bütün düzeni bozmuşum gibi hissediyordum.

Oysa hayat her zaman planladığımız şekilde ilerlemiyor.

Bazen yoruluyoruz, bazen işlerimiz uzuyor, bazen de hiçbir şey yapmak istemiyoruz. Böyle günler yaşamamız, kurmaya çalıştığımız düzeni tamamen bozmaz.

Bugün yapamadığımız bir şeyi yarın yeniden deneyebiliriz.

Belki de devam edebilmenin en önemli şartı, kendimize yeniden başlama hakkı tanımaktır.

Küçük Alışkanlıklar Neden Daha Kalıcı?

Büyük hedefler başlangıçta heyecan veriyor. Fakat aynı zamanda gözümüzü korkutabiliyor.

Örneğin hiç kitap okumayan biri her gün yüz sayfa okumayı hedeflediğinde kısa sürede zorlanabilir. Bunun yerine günde beş veya on sayfayla başlamak işi çok daha kolaylaştırır.

Küçük hedeflerin güzel tarafı tam olarak burada ortaya çıkıyor: Başlamak kolaylaşıyor.

Başladıktan sonra devam etmek de çoğu zaman daha rahat geliyor. Beş sayfa okumak için kitabı elimize aldığımızda bazen yirmi sayfa okuyabiliyoruz. On dakika yürümek için dışarı çıktığımızda yürüyüşümüz yarım saate uzayabiliyor.

İlk adım küçük olabilir. Ancak o adım bizi harekete geçirir.

Her Gün Biraz Daha İleri Gitmek

Kendimizi sürekli başkalarıyla karşılaştırdığımızda küçük ilerlemeleri fark etmek zorlaşıyor.

Bir başkasının yıllardır yaptığı bir şeyi kendi başlangıcımızla karşılaştırabiliyoruz. Ardından yeterince ilerlemediğimizi düşünüyoruz.

Halbuki belki de kendimizi dünkü hâlimizle karşılaştırmalıyız.

Bugün dünden biraz daha fazlasını yapabiliyorsak ilerliyoruz demektir. Üstelik her gün büyük bir başarı kazanmak zorunda değiliz.

Bazen bir sayfa okumak yeterlidir. Başka bir gün kısa bir yürüyüş yapabiliriz. Masamızı toplamak veya uzun süredir ertelediğimiz küçük bir işi tamamlamak da ilerleme sayılır.

Çünkü küçük başarılar insana devam etme isteği veriyor.

Alışkanlıklarımız Bizi Sessizce Değiştiriyor

Küçük alışkanlıkların ilginç tarafı, etkilerini hemen fark edemememizdir.

Bir gün erken kalkınca hayatımız bir anda değişmez. Tek sefer kitap okumak bizi bambaşka biri yapmaz. Aynı şekilde yalnızca bir kez yürüyüşe çıkmak da büyük bir fark yaratmaz.

Fakat bunları haftalarca ve aylarca tekrarladığımızda sonuç değişmeye başlar.

Aslında alışkanlıklar bizi sessizce dönüştürür.

Bir süre sonra başlangıçta zorlandığımız şeyleri düşünmeden yapmaya başlarız. İşte o noktada yaptığımız şey artık bir görev gibi gelmez. Günlük hayatımızın doğal bir parçası olur.

Kendimize Küçük Bir Söz Vermek

Belki de hayatımızı değiştirmek için sürekli büyük kararlar almamıza gerek yok.

Yeni bir pazartesiyi, yeni bir ayı veya yeni bir yılı beklemek zorunda da değiliz.

Bugün kendimize küçük bir söz verebiliriz.

On sayfa kitap okuyabiliriz. Kısa bir yürüyüşe çıkabiliriz. Uzun süredir ertelediğimiz küçük bir işi tamamlayabilir veya birkaç dakikamızı öğrenmek istediğimiz bir şeye ayırabiliriz.

Seçtiğimiz şeyin büyük olması gerekmiyor.

Çünkü zaman içinde küçük adımlar birleşiyor. Geriye baktığımızda ise sandığımızdan çok daha uzun bir yol yürüdüğümüzü fark ediyoruz.

Ben artık değişimin her zaman büyük kararlarla başlamadığına inanıyorum. Bazen hayatımızdaki en önemli değişiklikler, kimsenin fark etmediği küçücük bir alışkanlıkla başlıyor.

Belki bugün atacağımız küçük bir adım da gelecekte dönüp baktığımızda verdiğimiz en iyi kararlardan biri olacak.

2 Yorum

  1. blogger

    Küçük adımların zamanla büyük değişimlere dönüşmesi gerçekten önemli. Özellikle bir gün plana uyamayınca her şeyi bırakmak yerine ertesi gün yeniden devam etmek gerektiği kısmına katılıyorum. Bazen kendimize çok büyük hedefler koyduğumuz için daha başlamadan yoruluyoruz. Küçük ama sürdürülebilir alışkanlıklar çok daha gerçekçi geliyor.

Bir yanıt yazın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.