Neden Artık Eskisi Kadar Kitap Okumuyoruz?

Neden Artık Eskisi Kadar Kitap Okumuyoruz?

Bir kitabın kapağını açıp saatlerce okumak…

Eskiden hayatımızın daha doğal bir parçası gibi görünüyordu. Akşamları televizyonun karşısına geçmeden önce birkaç sayfa kitap okumak, otobüste yolculuk yaparken çantadan kitabı çıkarmak veya uyumadan önce birkaç bölüm okumak oldukça sıradandı.

Bugün ise elimizde kitap yerine çoğu zaman telefon var.

Bir bildirim geliyor, ekrana bakıyoruz. Birkaç dakika sosyal medyada dolaşıyoruz. Sonra kısa bir video izliyoruz. Bir habere göz atıyoruz. Derken okumak için ayırdığımız zaman fark etmeden geçip gidiyor.

Peki neden artık eskisi kadar kitap okumuyoruz?

Gerçekten zamanımız mı yok, yoksa dikkatimizi başka şeylere mi kaptırdık?

Kitap okumaya zamanımız yok mu?

“Kitap okumaya vaktim yok.”

Muhtemelen hepimizin hayatında en az bir kez kullandığı bir cümle.

Günlük hayat gerçekten yoğun. İş, okul, aile, trafik, sorumluluklar ve sürekli yetişmeye çalıştığımız işler derken günün nasıl geçtiğini anlamıyoruz.

Fakat ilginç olan şu:

Aynı gün içerisinde telefon ekranına bir veya iki saat bakabiliyoruz.

Burada sorun belki de zaman değil.

Dikkatimizi nereye verdiğimiz.

Kitap okumak için özel olarak zaman ayırmamız gerekiyor. Telefon ise boş kaldığımız her anı doldurabiliyor.

Asansörde beklerken, otobüste giderken, yemek yerken veya yatağa girmeden hemen önce elimiz telefona gidiyor.

Kitap ise biraz daha bilinçli bir tercih istiyor.

Sosyal medya alışkanlıklarımız değişti

Sosyal medya hayatımıza büyük bir hız getirdi.

Eskiden bir konu hakkında bilgi edinmek için uzun bir yazı okuyabilir veya bir kitabın sayfaları arasında araştırma yapabilirdik.

Şimdi ise aynı bilgiyi birkaç saniyelik bir video içerisinde öğrenmeye çalışıyoruz.

Bu durum her zaman kötü değil.

Kısa içerikler zaman kazandırabiliyor ve bilgiye ulaşmayı kolaylaştırabiliyor.

Fakat sürekli kısa içerik tüketmek, uzun süre aynı konuya odaklanmayı zorlaştırabiliyor.

Bir kitabın ilk 20 sayfasında henüz büyük bir olay gerçekleşmeyebilir.

Bir karakteri tanımamız, hikâyenin içine girmemiz ve anlatılan dünyaya alışmamız gerekir.

Sosyal medyada ise her birkaç saniyede yeni bir içerikle karşılaşıyoruz.

Kitap sabır ister, sosyal medya ise hız.

Belki de kitap okumakta zorlanmamızın nedenlerinden biri bu.

Dikkatimiz sürekli bölünüyor

Modern insanın en büyük sorunlarından biri belki de dikkat dağınıklığı.

Telefonumuz yanımızda.

Bildirimler açık.

Mesajlar geliyor.

E-postalar geliyor.

Sosyal medya sürekli yeni içerikler sunuyor.

Bir kitabın başına oturduğumuzda bile telefonumuzun ekranına bakma ihtiyacı hissedebiliyoruz.

Sonra tekrar kitaba dönüyoruz.

Bir süre sonra yeniden telefona bakıyoruz.

Böylece kitap okumaya ayırdığımız zamanın önemli bir bölümünü aslında kitabı okumadan geçiriyoruz.

Oysa iyi bir kitap, okuyucusundan bölünmemiş bir dikkat istiyor.

Belki de günümüzde kitap okumak bu yüzden geçmişe göre daha fazla zihinsel disiplin gerektiriyor.

Hızlı tüketmeye alıştık

Bugün her şey daha hızlı.

Yemek sipariş ediyoruz, kısa sürede geliyor.

Bir bilgi arıyoruz, saniyeler içerisinde karşımıza çıkıyor.

Bir film izlemek istemiyorsak ileri sarabiliyoruz.

Bir şarkıyı beğenmezsek birkaç saniye içinde değiştiriyoruz.

Kitap ise bize aynı hızı sunmuyor.

Bir romanın dünyasına girmek için zaman gerekiyor.

Bir düşünceyi anlamak için bazen aynı paragrafı iki kez okumak gerekiyor.

Bazı kitaplarda anlatılanları sindirmek için kitabı kapatıp bir süre düşünmek gerekiyor.

Bu yavaşlık ilk bakışta dezavantaj gibi görünse de aslında kitabın en önemli özelliklerinden biri.

Çünkü kitap bize tüketmek yerine düşünmeyi öğretiyor.

Artık daha az mı kitap okuyoruz?

Bu sorunun cevabını tek bir cümleyle vermek kolay değil.

Çünkü bugün de milyonlarca insan kitap okuyor.

Üstelik kitaplara ulaşmak hiç olmadığı kadar kolay.

Basılı kitapların yanında e-kitaplar ve sesli kitaplar da hayatımızda.

Bir kitabı satın almak, indirmek veya dinlemek geçmişe göre çok daha kolay hale geldi.

Bu nedenle mesele yalnızca insanların kitap okumayı bırakması değil.

Belki de mesele, okuma biçimimizin değişmesi.

Daha kısa metinler okuyoruz.

Daha fazla ekran okuması yapıyoruz.

Daha fazla haber ve sosyal medya içeriği tüketiyoruz.

Ancak uzun soluklu kitap okumaya ayırdığımız kesintisiz zaman azalıyor.

Kitap okumak neden önemli?

Kitap okumak yalnızca bilgi edinmek değildir.

Bir roman okurken başka bir insanın hayatına bakarız.

Başka bir dönemi tanırız.

Başka bir kültürün içine gireriz.

Hiç karşılaşmadığımız insanların düşüncelerini anlamaya çalışırız.

Bu nedenle kitaplar bize yalnızca bilgi değil, bakış açısı da kazandırır.

Özellikle edebiyatın burada ayrı bir yeri var.

Bir insanın yaşadığı yalnızlığı, kaygıyı, sevgiyi veya hayal kırıklığını bazen gerçek hayatta anlamakta zorlanabiliriz.

Fakat bir roman karakterinin hayatını okurken onun duygularını daha kolay anlayabiliriz.

Kitaplar bu anlamda insanı insana yaklaştıran araçlardan biridir.

Kitap okumak konsantrasyonu geliştirir mi?

Uzun bir metni okumak, dikkatimizi belirli bir konu üzerinde tutmamızı gerektirir.

Bu nedenle düzenli okuma, konsantrasyon alışkanlığının geliştirilmesine katkı sağlayabilir.

Özellikle sürekli kısa içerik tüketen bir insan için başlangıçta 30-40 sayfa okumak zor gelebilir.

Bu normal.

Çünkü okuma alışkanlığı da diğer alışkanlıklar gibi zaman içerisinde gelişir.

Nasıl spor yapmaya ilk gün saatlerce çalışarak başlamıyorsak, kitap okumaya da bir anda saatler ayırmak zorunda değiliz.

Yeniden kitap okuma alışkanlığı nasıl kazanılır?

Aslında başlangıç düşündüğümüzden daha kolay.

Öncelikle kendimize büyük hedefler koymamıza gerek yok.

“Bu ay beş kitap bitireceğim” demek yerine:

“Her gün 10 sayfa okuyacağım.”

demek daha gerçekçi olabilir.

Birkaç sayfa zamanla alışkanlığa dönüşebilir.

Telefonu başka bir yere bırakın

Kitap okurken telefonu masanın üzerine koymak bile dikkatimizi dağıtabilir.

Mümkünse telefonu sessize almak veya başka bir odada bırakmak işe yarayabilir.

İlginizi çeken kitaplardan başlayın

Sırf popüler olduğu için bir kitabı okumak zorunda değilsiniz.

Hangi konular ilginizi çekiyorsa onlarla başlayın.

Roman, tarih, biyografi, psikoloji, bilim veya şiir…

Önemli olan okumaktan keyif alabileceğiniz bir kitap bulmak.

Her kitabı bitirmek zorunda değilsiniz

Bir kitap size hitap etmiyorsa bırakabilirsiniz.

Kitap okumak bir sınav değildir.

Kaç kitap bitirdiğinizden çok, okuduklarınızın sizde nasıl bir iz bıraktığı önemlidir.

Kendinize sabit bir okuma zamanı belirleyin

Uyumadan önce 15 dakika.

Sabah kahvaltıdan sonra 10 dakika.

Toplu taşımada yolculuk sırasında birkaç sayfa…

Belirli bir zaman oluşturmak alışkanlık kazanmayı kolaylaştırabilir.

Kitap okumak bir yarış değil

Son yıllarda kitap okuma konusunda da bir çeşit yarış ortaya çıktı.

Bir ayda 10 kitap.

Bir yılda 100 kitap.

Okunan kitapların listeleri…

Bunlar bazı insanlar için motivasyon sağlayabilir.

Fakat kitap okumayı yalnızca sayı üzerinden değerlendirmek doğru değil.

Bir kitabı anlayarak, düşünerek ve hissederek okumak; onlarca kitabı hızlıca bitirmekten çok daha değerli olabilir.

Bazen tek bir kitap insanın düşüncelerini yıllarca değiştirebilir.

Belki de biraz yavaşlamamız gerekiyor

Her gün onlarca bilgiyle karşılaşıyoruz.

Yeni haberler.

Yeni videolar.

Yeni yorumlar.

Yeni tartışmalar.

Yeni gündemler…

Bütün bunların arasında zihnimiz sürekli hareket halinde.

Kitap ise bizi durduruyor.

Bir sandalyeye oturuyoruz.

Bir sayfa açıyoruz.

Ve başka bir insanın düşüncelerini takip etmeye başlıyoruz.

Belki de kitap okumanın bugün daha değerli olmasının nedeni tam olarak bu.

Her şeyin hızlandığı bir dünyada kitap bize yavaşlamayı öğretiyor.

Sonuç

Neden artık eskisi kadar kitap okumuyoruz?

Belki zamanımız gerçekten daha az.

Belki hayatımız daha yoğun.

Ama belki asıl neden, dikkatimizi eskisi kadar uzun süre tek bir yerde tutamıyor olmamız.

Telefonlar, sosyal medya ve hızlı tüketilen içerikler hayatımızın önemli bir parçası haline geldi.

Bunlardan tamamen uzaklaşmak gerekmiyor.

Sadece hayatımızda kitaba yeniden küçük bir alan açmak yeterli.

Günde 10 sayfa…

15 dakika…

Bir kahve eşliğinde birkaç bölüm…

Belki başlangıç için bundan fazlasına ihtiyacımız yok.

Çünkü kitap okumak yalnızca geçmişten kalan bir alışkanlık değil.

Kendimize ayırdığımız zamanın en güzel biçimlerinden biri.

Ve belki bugün bir kitabın kapağını yeniden açmanın tam zamanı.

Yorumlar

Henüz yorum yok. Neden ilk yorumu siz yapmıyorsunuz?

Bir yanıt yazın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.